Pandemi nedeniyle çalışma biçimleri ve alışkanlıkları keskin bir şekilde değişmek zorunda kaldı. Bazı şirketler bu değişime başarılı bir şekilde ayak uydururken, bazıları ise; uyduramadı ve uzun bir süre organizasyonel krizlerle mücadele etti. Yakın zamanda şirketlerin büyük bir çoğunluğu, fiziksel iş sahalarına yavaş yavaş dönmüş ve dönecek olsa da, uzaktan çalışma artık iş dünyasının bir gerçeği ve tüm şirketler bu gerçeği kucaklamaya hazır olmalı…

Evden Çalışma Kültürü, İş Dünyasını Ne Yönde Etkiledi?

Uzaktan çalışma metodu, pandemi sonrasında oldukça kısa bir süre içerisinde benimsendi. Dijital ile iç içe olan yeni nesil şirketler, evden çalışma yöntemlerine hızlı bir şekilde adapte oldu; hatta büyük bir performans artışı yaşadı. Şirketlerin uzaktan çalışma kültürüne bu denli başarılı şekilde uyum sağlamalarının temel sebebi, iş bazında büyük bir engel ile karşılaşmamalarıydı. Ancak sanayi, üretim ve gıda gibi daha kısıtlı bir hareket alanına sahip sektörlerde hizmet veren kurumlar, evden çalışma kültürüne başarılı bir geçiş yapamadı. Temel sorun, işlerin daha çok fiziksel mevcudiyete bağlı olması gibi gözükse de; finans ve eğitim gibi sektörler de uzaktan çalışmaya geçiş yaparken çeşitli sorunlar yaşadı. Yani kurumların evden çalışmaya geçişi sırasında kurum kültürü de en az sektörel etkenler kadar önemli bir rol oynadı.

Ancak söz konusu iş verimliliği olduğunda; kurum kültürü ve kurumun sahip olduğu organizasyonel yapı, sektör dinamiklerinden çok daha önemli birer metrik oldu. Daha esnek bir kurum kültürüne sahip olan şirketler, karşılaştıkları bu durum karşısında değişikliklere daha hızlı tepki gösterebildi. Bu tepki, kurumların çalışanlarını çok daha etkili bir şekilde organize edebilmesini ve iş süreçlerinin uzaktan da tıpkı ofislerde olduğu gibi yürütülebilmesini sağladı. Tüm bunların yanı sıra çalışanların bireysel hayatları da iş verimliliğini büyük ölçüde etkiledi. Etkili bir planlama oluşturabilen kurumlarda dahi bazı çalışanların iş verimliliğinde düşüş gözlemlendi. Bu düşüşün temel sebebi, çalışanların uzaktan çalışma metoduna adapte olamaması ya da evlerinde çeşitli sorunlarla karşılaşması olarak belirlendi.

Uzaktan Çalışma Sisteminde Organizasyonel Dayanıklılığı İyileştirmek ve Korumak Mümkün Mü?

Pandemi sonrasında uzaktan çalışma sistemi benimsenirken kurumların en büyük endişesi, organizasyonel yapının nasıl sağlanacağı ve iş süreçlerinin nasıl yönetileceğiydi. Kurumların büyük çoğunluğunun zamanla sürece uyum sağlaması, endişeleri organizasyonel yapının nasıl iyileştirilebileceği ya da korunabileceği noktasına çekti. Uzmanlar, yapılan araştırmalar ışığında kurumlara organizasyonel yapılarını nasıl iyileştirebilecekleri ya da nasıl koruyabilecekleri konusunda değerli tavsiyeler yöneltti. Bir yönetici ya da bir çalışan, uzmanlar tarafından belirlenen kritik noktaları inceleyerek organizasyonel dayanıklılığı iyileştirmek ve korumak için önemli adımlar atabilir.

Yöneticiler büyük sorumluluk sahibi

Tıpkı ofis ortamında olduğu gibi uzaktan çalışma sistemlerinin kilit noktasında da yöneticiler bulunur. Yöneticiler gerekli adımları atarak çalışma şekillerine ve çalışanlarına uygun bir planlama oluşturursa, kurumun uzaktan çalışma sistemindeki organizasyonel yapısı çok daha sağlam temeller üzerine kurulabilir. Bu doğrultuda yöneticiler, dikkatlerini şu noktalarda toplayabilir;

  • Çalışanlar ile iletişim sıkı tutulmalı

Uzaktan çalışma sistemlerinde iletişim, ofis ortamına oranla daha yüzeysel gibi algılansa da; planlı ve düzenli online toplantılar ile yöneticiler ve çalışanlar arasındaki iletişim çok daha verimli bir şekilde yönetilebilir. Ayrıca bu toplantılar yalnızca çalışanları yönlendirme konusunda değil, motive etmek konusunda da önemli bir rol oynamaktadır.

  • Çalışanlara düzenli olarak geri bildirimler yapılmalı

Uzaktan çalışma sistemlerinde karşılaşılan en büyük sorun, her çalışanın aynı performansı gösterememesidir. Bazı çalışanların iş verimliliğinde artış yaşanırken, bazılarında gözle görülebilir bir düşüş yaşanabilir. Bu durumun pek çok farklı sebebi olabilir. Örneğin, çalışanın ev ortamı uygun olmayabilir ya da pandemi sebebiyle uzaktan eğitim gören çocuğuyla daha çok ilgilenmesi gerekebilir. Bu gibi durumlarda geri bildirimler yalnızca ekipler özelinde değil, birey olarak çalışanlar özelinde de gerçekleştirilmelidir. Doğru geri bildirimler ve isabetli tavsiyeler ile çalışanlar, pek çok sorunun üstesinden gelebilir.

  • Çalışanlar her zaman iletişime açık olmalı

Uzaktan çalışma sistemlerinde iletişim oldukça kritik bir rol oynar. Bir çalışanın performansı, en az bireysel çabası kadar yöneticilerden aldığı doğru direktiflerle de bağlantılıdır. Tabii, çalışanlar yalnızca yöneticilerle değil, iş arkadaşlarıyla, müşterileriyle ve diğer paydaşlarıyla da sık sık iletişime geçmelidir ve muhtemelen bu dönemde gerçekleştirilen görüşme sayısı artacaktır. Online toplantılar ilk etapta sıkıcı ve sorunlu gibi gözükse de; hem iş verimliliğini artırmak hem de sosyalleşmek konusunda çalışanlara büyük fayda sağlayacaktır.

  • Evde çalışma ortamı yaratılmalı

Uzaktan çalışma sistemlerinde performans düşüklüğü yaşayan çalışanların büyük bir çoğunluğunun ortak noktası, ev ortamında bir çalışma ortamı yaratamamalarıdır. Uzaktan çalışma sisteminin ilk günlerinde koltuğa uzanarak ya da salonda oturarak çalışmak her ne kadar hoş gözükse de belirli bir süre sonrasında çeşitli sorunlara yol açabilir. İş verimliliğini korumak ve hatta iyileştirmek için çalışanlar evlerinde kendilerine ait bir çalışma ortamı yaratmalı, mola saatleri dışında rutin iş saatlerini bölmemeli ve kurguladıkları plana sadık kalmalıdır.

Eğer sizler de ofisinizi evinize taşıyarak, verimliliğinizi artırmak ve konforunuzu iyileştirmek istiyorsanız, home office çözümleri sayfamıza göz atarak; hem estetik hem de işlevsel tasarımlarımız hakkında bilgi sahibi olabilir, bu dönemde en sık karşılaştığınız sorunları bize iletebilirsiniz 🙂